kitaplardan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitaplardan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2015 Pazartesi

Bozacının Öyküsü ( Kafamda Bir Tuhaflık )


Kapak tasarımı iyi bir fikir,

Ara Güler'in bir fotoğrafının üzerine kitaptan başlıklar...



Ben çocukken sokaktan omuzlarında sırıklarıyla geçen

yoğurtçuları hayal meyal hatırlıyorum.Sonra kış geceleri

uzaklardan gelen bozacıların seslerini.

Orhan Pamuk, son romanında bir bozacının hayat hikayesini

ve beraberinde İstanbul'un 1960' lardan 2012'ye kadar

 yaşadığı kentsel ve toplumsal değişimleri anlatıyor.

Diğer romanlarından bazı ortak noktaları bunda da görmek

mümkün.Hüzün,oryantalist öğeler,

ayrıntıların fazlaca verilmesi,karanlık sokaklar,

sokaklarda bir kadının hayalini aramak.

(Hatta Pamuk'un senaryosundan,

 Ömer Kavur'un çektiği ,Zuhal Olcay'ın oynadığı

Gizli Yüz filmi şimdi aklıma geldi.)

                                             *

Mevlut adında bir bozacının yardımıyla ,

bu sefer fakir yoksul bir dünyaya bakıyor.

Kahramanları da farklı bakış açılarıyla yaşananları anlatıyor.




                                             *

Orhan Pamuk romanlarını, yarıda bırakanlar için

bitirebilecekleri bir roman bu diyebilirim.

Romanın 6 yıl kadar bir hazırlık kısmı

olmuş, kendi ve asistanları İstanbul'da

bozacı,yoğurtçu gezip,bilgi almışlar...

Aşırı detaylar, özellikle elektrik tahsilatçılarının notları

bana göre fazla uzun tutulmuş, buna karşılık bazı toplumsal

olayların yansımaları yeterince değil gibi .

                                               *

Şöyle bir yorum gördüm, '' Orhan Pamuk Kafamda Bir

Tuhaflık'la yazarlığında bir çemberi tamamlamış ve  '' Cevdet 

Bey ve Oğulları'na dönmüş '' Bu sözü anlayabilmek için ilk fırsatta

o romanı okumalıyım.Elimde hazırda, Masumiyet Müzesi var,

okumadığım....

Kısaca romanı toparlarsam, bir aşk öyküsü ile

yine bir ailenin tarihçesi ve İstanbul'un değişimi...



  Ne yazık ki , bir şehrin şekli şemaili
  Bir insanın kalbinden çok daha hızlı değişir.
                                    Baudelaire, '' Kuğu''
  



1 Ekim 2014 Çarşamba

Sayfiye kitabı

Sayfiye

Hafiflik Hayali

Derleyen : Tanıl Bora

Cumhuriyet Kitap Ekinde bu kitapla ilgili yazıyı okuyunca eşim

ilgilenmişti.Kendi çocukluğunda Caddebostanda her sene tutulan

müştemilat evlerde geçen yazlardaki ortak sayfiye duygusu yüzünden.

Kitabı önce o okudu,ben  tatile gidişi bekledim,başlamak için.

Bazı kitapları okumanın  uygun zamanı ve mekanı var sanki.

Edebiyatta sayfiye, tarihçe gibi bazı bölümler bana fazla uzun geldi.

Kitapta 23 yazarın kaleminden -nerede kaldı kalem

 artık, bilgisayarından mı desek :) değişik yerler üzerine

yazdıkları var.''Sayın Kamp Sakinleri...''Murat Daltaban,

''Ne aceleniz var,adadasınız...'' Feridun Düzağaç,

Erken Cumhuriyet döneminde Yalova ve

Atatürk, Akçakoca- biraz hüzünle karışık-,kampta,yaylada

geçen çocukluk gençlik zamanlarını anlatan diğer yazarlar...

Özellikle sevdiğim yazı Gaye Boralıoğlu'nun, çünkü onunla

Marmara Adası ve Çınarlı köyüne ait çok eski yıllara gittim.

Belki 40 sene önceye.Güzel koruk suyu,çiğ börek,babamın

 mezattan aldığı balıklar,midye ,pavurya,ayna,

dev çınar ağaçlarının altı,boyalı küçük deniz minarelerinden

 kolyeler,kekik.En son 2000'de gittiğimizde

o tadı bulamamıştım.

Boralıoğlu şöyle diyor : Zihnimde bu güzel adaya dair kalan

kokuların ya da görüntülerin benzerleri her zaman benim için 

daha baştan avantajlıdır.Çocukluğu sayfiyede geçmiş hemen 

herkes için bunun böyle olduğuna , dönemin tatlı anılarını zihnin

daha büyük bir özenle muhafaza ettiğine eminim.

Aynı ortak duygudaşlığı şehirden sahil kasabasına gelip yerleşmeyi

anlattığı satırlarda da buldum.Tesadüfe bakın ben bunları

Datça'dan dönerken yolda okuyorum. Balıkaşıran,Betçe,

Datça civarı ,badem ağaçları geçiyor.
                   *

Sonra İstanbul'u bırakıp

Ayvalık' a gelişimiz,benzer duygular var...

Çalış-öğün-öğüt-tüket çemberinin dışında bir hayat mümkün mü ?

'' Olur, gider!''

... Elbette ki özellikle gelip geçici tatilcilerin bir an evvel 
eğlenme arzusu,çalınmış bir zaman aralığından olabildiğince
 çok faydalanabilmek için arsızca tüketme arzuları,
 kıyıların,restoranların zaman zaman işgal edilmiş görüntüsü 
vermesi can sıkıcı.Ne var ki, bunların geçici olduğunu bilmek,
manzarayı biraz uzaktan hafif bir tebessümle izlemeyi mümkün kılıyor.
  Yapraklar yavaş yavaş dökülmeye başladığında ,
güneşin rengi turuncuya doğru dönerken,kuzey rüzgarlarıyla birlikte 
tatilciler evlerine doğru yola çıkarlar,
şezlonglar toplanır,şemsiyeler kapanır....
Her yıl birkaç kişi baştan çıkar kalmaya karar verir...


3 Ağustos 2014 Pazar

Kitaplarla Mutluluk :)

Çok keyifli bir şey,siparişi verip

kitaplarının gelmesini beklemek...

 Bumerang 'dan gelen paramın tümünü kitaplara ve

Fazıl Say 'ın CD'sine yatırdım.Paketi açtıktan sonra masaya

dizdim.Kahvemi yaptım, yanına çikolata:)

Yeni kitap kokusu, güzel



CD' den hemen MP3 çalarıma da kopyaladım.

Yürüyüşte de dinlemek güzel oluyor.

İlk Şarkılar CD sinde Fazıl Say'la ,

şarkıları güzel sesiyle

Serenad Bağcan yorumluyor , şarkıları

oluşturan şiirlerin bulunduğu kitapçık da var.


                                 
Hatta bu yazıyı yayına hazırlarken bir yandan bu şarkıları

dinliyorum, çok güzel gidiyor...

                                     *

Yakınlarda bitirdiğim kitap,

 gazeteci Mustafa Mutlu 'nun kitabı Dön Kardeşim.

Medyanın durumunu akıcı bir üslupla anlatıyor.

İktidarın medyaya baskısını ,

ilişkilerini yazmış...

                                   *

Kargodan yeni çıkanlardan ince olanlardan ikisine birden başladım :)

Şimdilik, merak edenler için kitapların adlarını yazayım.

*Yüzyıllık Yalnızlık (Gabriel Garcia Marque ) -çok önce okumuş

 olabilirim, yeni okumalar zaten farklı tatlar verir-

*Bıyık İzi Yalanları (Attila Şenkon)

*Gökkuşağına İki Bilet ( Attila Şenkon)

*Tarzan Öldü ( Oktay Akbal )

*Selimiye Bir Yokuştur ( Oktay Akbal)

*Sayfiye ( Tanıl Bora )

Yaz tatili kitapsız olmaz.






20 Mayıs 2014 Salı

Tel Dolaptaki Karpuz


Artun Ünsal, kitabının başında

'' Paylaşmanın, yalnızlığın panzehiri olduğuna inanıyorum '' demiş...


Anı kitapları, bize yaşanmışlıkla geçen yılların izlerini getirirler.

Bunlar damıtılmıştır,değerlidir.

Onları okumayı , bu yüzden severim.İnsanlar bir günde olgunlaşmaz elbet.

Belki bu geçişi hatırlatacak bir  olay, bir söz yıllar geçse de hatırlanacak bir

davranış...Bu türü sevenlerdenseniz alıp, okuyun pişman olmazsınız.


5 Mayıs 2014 Pazartesi

Gezdim Gördüm Çok Güldüm

Başlığıma bakıp bir gezi yazısı sanmayın, bir kitap yazısı bu :)

Bilgi Yayınlarından çıkmış
Kandemir Konduk şöyle demiş Merhabasın'da :

'' Doğduğumdan bugüne dek güldüklerimi sizinle paylaşmak istiyorum...

Çünkü gülmek yaşamanın nefes almaktan sonraki 2.kanıtıdır bence.''

                                                     *

Mizahçılar yaptıkları iş bakımından şanslılar.Çünkü işleri yaşamdaki olayların

gülünecek taraflarını bulmak.Ülkemizde malzemede pek bol...

Kitabın ilk kısmı Havadan Sudan başlığıyla , kısa anı-anlatılar.

Ondan sonra gelen bölümleri daha çok sevdim.Arkadaş ve sanatçılarla ilgili

gözlemlerini komik yazmış.Çocukluk ve Gençlik kimi buruk hüzünlü,kimi

gülümseten.Polis olan babasının 6-7 Eylül olaylarındaki hikayesi,Moda berberi,

Güm'ün kuruluşu.Meyhaneler/Barlar/Sarhoşlar/Dolandırıcılar.Televizyon için

işler,dostları Müjdat Gezen, Aziz Nesin,kazık atan tiyatroculardan anlattıkları

acı acı gülünecek şeyler...

Sanırım baskısı kalmamış bir eski kitap.Kütüphaneden aldıklarımdan,belki bir

sahafta rastlarsanız okursunuz.



Daha yazacak iki kitap yazım var, onlar daha sonraya kalsın.
                                               *
Ama son bitirdiğimden ipucu vereyim .

Artun Ünsal' ın yeni kitabı : Tel Dolaptaki Karpuz

Hoşçakalın, kitapsız kalmayın ♥♥♥

4 Nisan 2014 Cuma

Sırça Köşk, Sabahattin Ali

Geçtiğimiz günlerde , peş peşe Sabahattin Ali öyküleri okudum.Önce

Sırça Köşk, ardından Kamyon.Sonda söyleyeceğimi baştan yazayım,iki öykü

kitabını da beğendim.Yayına hazırlayan Sevengül Sönmez  şöyle demiş :

 ''... gerçeği ve acıyı katıksız bir yalınlıkla anlatan öyküleri, modern bir

tragedya olarak değerlendirilebilecek ölçüde etkileyicidir. ''



 Sırça Köşk'ün öykü kişileri halkı kandıran,sömüren doktorlar,tüccarlar ve
sözde aydınlar.Kitabın ikinci kısmında büyüklere 4 masal var.Bunlardan
kitaba da ismini veren Sırça Köşk ' ü anımsayacaksınız.Faşizmi eleştiriyor,
çağrışımlar yapacak...
     
  Sabahattin Ali, insanları anlatıyor.Onun insanları öykülerde zorluklarla

mücadele ediyor.Hem gerçekçi bir bakış var hem de bozuk düzenin eleştirisi.

YKY 'nın kaliteli baskısında eski kelimelerin günümüzde kullanılan karşılıkları,

her sayfanın altında verilmiş.
                               *


Arap Hayri öyküsünden :

'' Mektep kitaplarındaki haritalarda bir insan eli 
kadar küçük görünen Anadolu,çeşit çeşit birbirine benzemez insanlarla doludur.Öbek öbek kasabacıklar, kendi içlerine kapanmış birer küçük 
dünyadır''..''Oralarda uzun zaman oturmak,akışa kapılarak yaşamak lazımdır.
Birkaç büyük şehrimizi dolduran ve dünyayı oradan ibaret sayanlar bu 
kasabalara geldikleri zaman ,ne kadar ayrı bir alemin insanları olduklarını anlarlar..Bilmezler ki bu donmuş sanılan hayatın da büyük dalgaları,
şehirlerdekine nazaran daha az aktörce, daha
çıplak ve içten ihtirasları,daha sarsıcı maceraları vardır.''

İyi okumalar...




15 Mart 2014 Cumartesi

İstanbul,Kitaplardan...

Kitaplar sayfamı epeydir boşladım.Okumuyor muyum ? Eskisi kadar hızlı
değil ama yine de köşede bekleyen bir iki kitap oluyor.
Okuduktan sonra yazmak içimden gelmiyor bazen.
Aradan zaman geçince de zor oluyor :)
Her neyse kütüphaneden Orhan Pamuk' tan İstanbul kitabını almıştım.
Alt başlığı Hatıralar ve Şehir.

Orhan Pamuk, benim yazarlarımdan diyemesem de biyografik
olduğu için ilginç olabilir diye düşünmüştüm.Önceki deneyimlerim,
Benim Adım Kırmızı,Kara Kitap ve Yeni Hayat 'tı.Kara Kitap
oldukça zor  bitmişti.Nedense bazılarınız gibi başlanan kitabı
bitirmek gibi bir huyum var,artık bırakıyorum ama...
Yine kalınca bir kitap, İstanbul.Siyah-beyaz fotoğraflar,gravürler
yazıları süslüyor.Yarısına kadar tat aldım,
ama hüznün fazlası bana tekrar gibi geldi.
Pamuk'un İstanbul'unda hemen her sayfada hüzün geçiyor...

kitaptan bir sayfa
                                       
Diğeri bir karikatür kitabı.

Çizgilerini gazeteden severek takip ettiğim Kamil Masaracı 'dan.

Kültürlü Hadiseler

11 Şubat 2014 Salı

Kitaplardan, Karatay Mutfağı,İlaçsız Yaşam,Ay Hırsızı


Okuyup sıcağı sıcağına

buraya yazmak daha iyi ama, yine öyle olmadı.

Şimdi elimde başka bir kitap var, önce eskileri

artık toplu olarak yazayım.Aradan uzun zaman geçince o

kitabı okuyup okumadığımı bazen unutuyorum diye

blogda yazılı olsun istiyorum.Hatta yıl içinde

okuduğunuz kitapları blogda logolu olarak tutan

şöyle bir adrese rastladım.

Blog sahibi kitap kurtlarının ilgisini

çekebilir.https://www.goodreads.com/

Üye olunuyor,kim bilir

şimdiye kadar kaç yere üye olmuşuzdur.

Kitaplardan ilk ikisi sağlıklı yaşam için faydalı bilgiler içeren kitaplar.










Diğeri Sunay Akın'dan ;


Öbür kitapları gibi , bizi bilgilerle dolu güzel bir gezintiye çıkarıyor.

Uzay temasını ele aldığı bu kitapta da , konuyu nasıl bağladığına

şaşırıyorsunuz. Sunay Akın' ın gösterilerini ve diğer

kitaplarını seviyorsanız bunu da tavsiye ederim.

14 Ocak 2014 Salı

Kitaplar : Kavukçu, Kulin, Livaneli

Okuyup sıcağı sıcağına yazmayınca olmuyor.

Sonrasında araya başka kitaplar,konular giriyor.


Son okuduklarımdan, Cemil Kavukçu'dan öykü kitabı :

Pazar Güneşi.Duyarlılıklarla işli,

genellikle yoksul yaşamlara usulca dokunmuş kısa öyküler.
                                          *
İkincisi Ayşe Kulin' in bu güne kadar duymadığım bir kitabı.
Bir Yokmuş Bir Varmış.
Değişik bir düzenlemeyle kitap ön yüzü ve arka yüzünden
ayrı ayrı başlıyor.Bir taraf kurgu öyküler,diğer taraf gerçek
hayat hikayeleri.Ama ne zengin ve değişik hayatlar bunlar.
                                            *
Son kitap, Zülfü Livaneli'den güzel bir kitap.
Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm.
12 Mart'tan sonra Stockholm' de mülteci olan bir adamın
üzerinden öldürme ve bağışlamayı sorguluyor.
Yine akıcı bir teknikle yazılmış,gözünüzde sahneleri sanki
bir film gibi canlandırıyorsunuz.


İyi okumalar...


7 Ocak 2014 Salı

Yalan Yanlış / Ayfer Tunç


Buradaki kütüphaneye yerleştiğimiz yıl üye olmuştuk.

O zamanlar çok kitap almıştım ama sonra ara vermiştim, yenilenmiş

tekrar başladım gitmeye.Ayfer Tunç' un kitabını rafta görünce

hemen aldım, kendisi birçok kitabını sevdiğim yazarlardan.

Kapak kolajı çok iyi ,romanı okudukça tüm fotoğrafların

anlamı ortaya çıkıyor.Kişilerin yaşam zinciri,

olayların örgüsü öyle hızla seyrediyor ki anlatmak zor.

Arka kapağına başvurayım merak edenler için,

Geçmişten günümüze bir Türkiye panoraması.

Karadeniz'deki bir akıl hastanesinden yola çıkarak,siyasal

ve toplumsal dönüm noktalarının insanların yaşantılarındaki izleri.


19 Aralık 2013 Perşembe

Tuncay Özkan, Ötekiler.

Bahsedilmeyi bekleyen,okuduğum son kitap

Tuncay Özkan'dan Ötekiler.

Konusu ve akıcılığıyla ilgiyi hak ediyor.



Yine bir gazeteci olan Mine Kırıkkanat kitap
hakkında şöyle yazmış ;
'' Tuncay Özkan, Silivri’de yaşanan hukuk şikesini, tarihe kaynak oluşturacak belgesel kitaplara aktardı. Ama ruhunu ancak bir roman yazımıyla tedavi edebileceğini biliyor ve merakla bekliyordum. Neden merakla, biliyor musunuz? Çünkü olağanüstü yetenekler, olağanüstü koşullarda ortaya çıkar. Tuncay’ın yazın yeteneği belliydi, ama bu koşullarda ciğerini ortaya koyacak, suyunu sıkacak kadar da mı üstün yetenekliydi? İşte bunu anlamayı bekliyordum. 
Başka bir deyişle Tuncay Özkan, 5 yıldır çektiği mahpusluk ve iki müebbetlik kapkara bir geleceğe rağmen bastırabilecek miydi içini yakan ateşi? Kavrulan özünü elinin tersiyle itebilecek, ötesine geçebilecek miydi?
Beklediğime değdi! Tuncay Özkan, kendisine çektiği eziyeti reva görenlerin asla delemeyeceği bir irade gücü ve üstün yetenek sahibi olduğunu kanıtladı.
Ötekiler, su gibi arı duru yazılmış, bir solukta okunan, olağanüstü bir roman. Dersim doğumlu, önce sol devrimci, ardından PKK’li olup, Apo’nun hevalliğinden İlker Başbuğ’un suç ortaklığına “terfi” ettirilen gerçek bir kişinin, Rızgar’ın akıllara durgunluk veren yaşam öyküsü. Tuncay’ın bu romanını okuyanlar, Türkiye’nin isyan üreten koşullarına da bambaşka bir gözle bakacaklar.''

Tuncay Özkan 'ın özgürlüğüne kavuşmasını diliyorum.

Herkese iyi okumalar, bol kitaplı günler...


  

20 Mayıs 2013 Pazartesi

Nur İçözü, Hürriyet

''Hangi gece var ki güne uyanmamış.. ''

Epeydir kitap yazısı yazmamıştım.
Nur İçözü'nün yeni kitabı ; Hürriyet.
Yazarıyla da tanıştığım bu kitaptan bahsedeceğim,
romanını geçen sene Ayvalık 'ta tamamlamış.
Bir mübadil romanı bu.
Serez 'den İstanbul'a ,oradan başka şehirlere
uzanan bir ailenin hikayesi bir yanda, diğer yandan
Girit'ten göçmek zorunda kalmış bir aile,yolların
bir şekilde kesişmesi .Aşk temasının arka fonunda mübadil
olmanın getirdiği acılar .Akıcı bir dili var Nur İçözü'nün,
bir kaç günde kitabı bitiriveriyorsunuz.Sonra ,sonrasında
düşünüyorsunuz...Çalkantılı yılları,zorunlu göçleri ,hayatların
değişmesini,acıları,özlemleri,hatıraları...

Yazımı,Cevat Çapan 'ın GÖÇ şiiriyle bitireyim.


Ayrılırken                                                                                              
turuncu pancurlarını                                                                                              
aralık bıraktığımız ev
yıllarca
o açık pencereden girip çıkacak
çocukluk arkadaşın
güvercinler
anıların karanlık odalarına.
Arkanızdan bir kova suyla
sizi uğurlayan komşunuz
her akşam
tencereyi hızla maltıza vuracak
arka bahçede,
bir daha hiç karşılaşmayacağınızı unutmak için,
sırtını denize çevirmiş, gözleri dağlarda.
Yazar hakkında  not ; aynı zamanda çocuk yazınında birçok eseri

25 Şubat 2013 Pazartesi

Kadından Kentler

Murathan Mungan'ın Kadından Kentler'ini severek okudum.
Dili güzel,15 tane hikayeden -kadın hikayeleri-oluşuyor.
En sonunda ise  hikaye kahramanlarının birçoğunun yolu
Esenler Otogarında kesişiyor.
Çok değişik kadınları anlatıyor,hepsi birbirinden farklı.
Farklı yerlerde yaşıyorlar ve biz de hikayelerinin peşisıra gidiyoruz.
Yazarın canlı  bir anlatımı var,filme çekmeye uygun diyebilirim.
Sahneleri gözümüzde canlandırabiliyoruz.
Hikayelerin bir tanesini bitirip,biraz ara verip sonra diğerini okumak
daha zevkli bence.

İyi okumalar...

28 Aralık 2012 Cuma

Krapon Kağıdı Yine :) ve Son Kitaplarım



Daha önceki kardan adam uygulamasında

  tuzluğun kapağını polarla kaplayıp

kullanmıştım.Cam kısmını ise böyle vazo gibi değerlendirdim.

İçinde gerçek dallara kağıt güller ekleyerek düzenledim.

Kraponun kırmızısı biraz yapay durduğu için

parmağıma az bir boya alıp gül yapraklarının uçlarına

eskitme bile yaptım :)

                    *

Aşağıdaki kitapları, internetten aldım.

Bir tanesinin ( Oteller Kitabının )

baskısı tükenmiş olduğundan ancak sahaflardan bulunabiliyor.

www.gittigidiyor.com 'da sahaf dükkanları var.

İlk defa bu şekilde kitap aldım.


Yeni Kitaplarım

Oteller Kitabı ,Ferhan Şensoy 'un.

Zevkli ve çabuk okunuyor,bulursanız tavsiye ederim.

Sıra diğerlerinde, bitirdikçe bahsederim.

Kitap, iyi bir yeni yıl hediyesi olabilir.

Sevgiler...

11 Aralık 2012 Salı

Ferhan Şensoy'dan Kitap...

Kendisini,dili kullanmasını çok beğenirim.
İstanbul'da olsam tiyatroya gidip, 
Felek Bir Gün Salakken 'i izlerdim.
Şimdi turne için Ayvalık' a gelirse izleyebiliyoruz.
Yine de şanslıyım ,  epeyce sahnede seyretmişliğim var.


Sahafın vitrininde gördüğümde ,hiç kaçırmadım.
Hemen aldım,iyi de yapmışım.
Güzel bir kitaba başlamak hoştur,tavsiye ederim.
Size öyle oluyor mu bilmem,satırlar arasında gezerken
bazen, sesini vurgularını da duyuyor gibi oluyorum.
Bu sene , Ferhan Şensoy'un çok kitabını okudum.
Kazancı Yokuşu ve Oteller Kitabı edinmeyi düşündüklerim.

Falınızda Rönesans Var anlatı türü kısa kısa  yazılmış,
bir çok konudan oluşuyor.  Ferhanca düşüncelerini 
kendi üslubunda güldürerek anlatıyor.


2 Ekim 2012 Salı

Başkaldıran Kurşun Kalem


Okuyalı çok oldu ,bugün yarın derken yazamadım.
500 küsur sayfayı bir kaç günde bitirdim.
Aslında sıcağı sıcağına yazmak gerek.
Birkaç günlüğüne  Beypazarı -Eskişehir 
taraflarında olacağım ,
gelince iyice geç olacak dedim ve
 şimdi  yazıyorum.

Kendisi kitabın başına şöyle yazmış :

''bir ırmak kıyısında doğdum 
bu yüzden
bir ırmak romandır bu özgeçmişsel
hem el yazması
elle tutulan
elde var ikinci cilt
sapını gülle donattığım kalem
başkaldırıyor
kurşun olarak
dağlardan geliyor ırmak.''


Tiyatro yapma sevdasının ne çetin olduğunu ,
anılarını topladığı bu 2. kitapta Ferhan Şensoy yine 
kendine has diliyle anlatıyor.( İlki Kalemimin Sapını
Gülle Donattım idi .) Tiyatro dünyasından renkli
tipler,oyuncuların hayatı,uzun turne yolculukları...
Her zamandan kurşun kalemi sevmiş,günlük 
tutmuş (iyi ki de öyle ) , yazı makinesi en değerli
eşyası olmuş.Bizi Kanada 'yı terkettiği günlerden
başlayıp kâh İstanbul'a oradan Ünye'ye götürüyor.
Bunları bir film senaryosu gibi anlatıyor :)
Bodrumun eski hali , çekilen yoksulluklara
rağmen yine tiyatro aşkı .Yaşasın tiyatro sevdası
diyorsunuz sonunda.Devamı bakalım ne zaman 
gelecek...

Şimdilik hoşça kalın...

9 Ağustos 2012 Perşembe

Soğuk Yeşil Çay ve Kitap


Susuzluğu giderecek sağlıklı bir içecek.
Bu tarifin sadece çayla olanını öğrenmiştim.
Ben biraz değiştirdim.
Doğadan Portakallı Yeşil Çay (2 poşet )
1poşet bergamutlu siyah çay

3 fincan su kaynatılır,çaylar kaynamış suyun içine
 konur birkaç dakika demlenir.Poşetler çıkarılıp,çay
 sürahiye alınır,istenirse biraz daha su eklenir.
Soğutulur,içine nane yaprağı,limon dilimleri ve buz eklenip,içilir.
İçecek tarifinden sonra sıra geldi kitaba ;

Oya Baydar'ın '' Sıcak Külleri Kaldı ''


Henüz bitirmedim,ama bazı kitaplar ilk sayfalardan bellidir.

Okuyanı sarar,götürür.Bu da öyle bir kitap...

1970-1980 ler siyaset ortamı,toplumsal olaylar ve savrulan

insan hayatları edebiyat tadıyla romanda veriliyor.




24 Temmuz 2012 Salı

Salacak Öyküleri


Baskı tarihi biraz eski sanırım,bulabilirsiniz alın okuyun derim.

Yaz tatilinin keyifli günlerine çok uygun düşer.

Salacak Çetesini ,Tekin Aral tatlı tatlı anlatmış :)

23 Haziran 2012 Cumartesi

Kış Günlüğü


 Paul Auster 'den okuduğum ilk kitap.

Yazarın diğer kitaplarını da okumak istiyorum.

Tavsiyeyi buradan aldım ,çok ayrıntılı güzel bir kitap yazısı .

Başkalarına da öyle olur mu ? bilmiyorum.

Daha sonraları okuduğum bir kitabı hatırlarken,

 mekan da gelir aklıma.Kış Günlüğü'ne İstanbul'da başlamıştım ,

Ayvalık'a dönerken neredeyse 8 saatlik yol boyunca elimdeydi -bir yol kitabı oldu-

 Yazar yaşam yolculuğunu içten bir dille anlatıyor.

Kitabın kapağı da çok anlamlı ,yaşadığı evlerin kapı numaraları ...

Kitaptan ;
  Jourbert  '' İnsan (eğer becerebilirse) sevilebilir biri olarak ölmeli.''
...Yatağa son kez gireceğin gün geldiğinde neler olacağını şimdiden
kestiremiyorsun,ama eğer annenle baban gibi aniden gitmeyeceksen ,
sevilebilir durumda olmak istiyorsun.Eğer becerebilirsen.

İlk önce eşi Siri Hustvedt'in ''Sevdiklerim '' kitabını edinip,
okumak istiyorum.
İyi okumalar sizlere...

19 Haziran 2012 Salı

Tatilde Kitap Zevki


Başlığı öyle koydum ama her yerde okumak zevkli...

İstanbul'da kalırken annemlerin kütüphanesinden alıp okuduğum

 bir kitap.Ferhan Şensoy'un özel diliyle hikayeler ve


 keyifli geçen zaman.

Popüler Yayınlar

10 marifet